Türk Tarihi Araştırmaları

ATSIZ

7 Ekim 2019 - 0 yorum
Sait YILMAZ “Gök olsun çadırımız! Güneş de bayrağımız!… Daha çok denizlere, daha çok nehirlere doğru..” Oğuz Kağan Giriş Türkçülük, Osmanlı Sultanı Abdülaziz devrinde (1861-1876) gelişmeye başlayan ancak II. Meşrutiyet (1908) sonrası etkin biçimde gündeme gelen bir fikir akımıdır. Türkçülük önce dil, tarih ve edebiyat alanında...
4 Ekim 2019 - 0 yorum
Düzgün Baba Dağı Tunceli kent merkezi ile Nazımiye İlçesi arasında kalmaktadır ve yüksekliği yaklaşık 2097 m'dir. Düzgün Babanın kabri ve çile mağarası bu dağdadır. Özellikle yaz aylarında, birçok farklı yerlerden gelen insanlar kurban ve adaklarını burada sunarlar. Düzgün Babanın makamı...
5 Eylül 2010 - 0 yorum
Hüseyin Nihâl ATSIZ 12 Kasım 1968'de, saat 19'daki Radyo Ajans Haberlerinde ve ertesi günkü gazetelerde bildirildiğine göre, İran Dışişleri Bakanı Zâhidî, Tahran hava alanında, bira yabancı gazetecinin sorusuna verdiği cevapta, bu ilişkilerin geçmişte olduğu gibi dostluk ve kardeşlik esaslarına dayanarak yürüdüğünü...
24 Ağustos 2010 - 0 yorum
Hüseyin Nihâl ATSIZ Devlet adamları siyasî konuşmaya mecburdur. Bazı şeyleri saklayıp bazılarını elastikî bir dille ifade ederler. Bundan dolayıdır ki dünya siyasîlerinin Kıbrıs hakkındaki sözlerinden açık sonuç çıkartmak imkansızdır. Fakat hür ülkelerin fertleri böyle kayıtlarla bağlı olmadıkları için biz burada kendi...
4 Ağustos 2010 - 0 yorum
Hüseyin Nihâl ATSIZ Kerkük demekle Irak Türklerini anlatmak istiyorum. Aslına bakılırsa Kerkük davası, Kıbrıs davasından öncedir. Birinci Cihan Savaşının sonunda, Osmanlı İmparatorluğunun içinde Türkler için teknik bir sınır çizilirken o zaman ki Musul vilayeti bu sınırın içinde sayılmış, fakat Lozan barışında...
4 Temmuz 2009 - 0 yorum
Hüseyin Nihâl ATSIZ Milletler ve onların teşkilatlanmış şekli olan devletler yaşamak için bir takım tedbirler almaya ve çareler bulmaya mecburdur. Devletler, bu tedbirlerin akıllıca olduğu nisbette büyür, güçlenir. Bütün tarih bize şu gerçeği gösteriyor: Milletlerin hayatında üç merhale ve üç değişmez prensip...
29 Haziran 2009 - 0 yorum
Hüseyin Nihâl ATSIZ Doktor Tevetoğlu Fethi, 1944-1945 yıllarında, o zamanki Halk Partisi hükümetinin ve onun Milli Şefinin Türkçülük düşmanı seferinde, sanık sandalyesine şerefle oturanlardan biridir. Türkiye'de birçok defa yapılan komünist tutuklamalarında, sanıklar birbirleri aleyhinde bulunup birbirlerini ihbar ettikleri, bu yüzden birbirlerine...
24 Haziran 2009 - 0 yorum
Hüseyin Nihâl ATSIZ Bir gazete okuyucusunun, elifbamıza "x" ve "w" harflerinin de alınıp alınmaması hakkında ortaya sürdüğü düşünce epey dallandı budaklandı. Birçok kimselerin ve bu arada üniversite hocalarından bazılarının fikirleri soruldu. Netice itibarıyla bazıları ecnebî adların asıl imlâsıyla, bazıları da bizim...
13 Haziran 2009 - 0 yorum
Hüseyin Nihâl ATSIZ Yaygın bir karikatür vardır. Boğulmakta olan bir adamı kurtaran genci tebrik eden edene. Gazetecinin biri bu soğuk günde, bu dalgalı denizden o adamı nasıl kurtardığını soruyor. Kurtarıcı gencin cevabı tam bir terdittir: "Yok canım! Boğulana bakarken denize düştüm...
8 Haziran 2009 - 0 yorum
Hüseyin Nihâl ATSIZ Yunanistan Türkleri derken hiç şüphesiz bugün Yunanistan adını taşıyan devletin sınırları içinde yaşayan, fakat ikinci sınıf vatandaş muamelesi gören, aşağı yukarı, Amerika'daki zencilerle aynı kadere sahip olan ırkdaşlarımızı anlatmak istiyoruz. Yoksa, bugün Yunanistan denilen devlette, "Yunanlı" denen ve...
23 Mayıs 2009 - 0 yorum
Hüseyin Nihâl ATSIZ Yaygın bir karikatür vardır. Boğulmakta olan bir adamı kurtaran genci tebrik eden edene. Gazetecinin biri bu soğuk günde, bu dalgalı denizden o adamı nasıl kurtardığını soruyor. Kurtarıcı gencin cevabı tam bir terdittir: "Yok canım! Boğulana bakarken denize düştüm...