Türk Tarihi Araştırmaları

Türk Dünyası

21 Şubat 2014 - 0 yorum
Dr. Edige KIRIMAL Bütün hayatını Türklüğün yükselmesine sarf eden İsmail Bey, Türk halkının ebedî şükranlarına lâyıktır. Köprülüzade Mehmet Fuad Kırım’ın en büyük evlâtlarından, cemiyet adamı, gazeteci, yazar, pedagog, ideolog ve ıslahatçı İsmail Bey Gaspıralı 24 Eylül 1914 tarihinde, sabah saat 11’de Bahçesaray...
16 Şubat 2014 - 0 yorum
Prof. Dr. Valeri VOZGRİN Müslüman Kırım tarihinin büyük bir bölümünde Giray Sülâlesi’nden hanlar seçiliyordu (XV. yüzyılın ilk yarasından başlayarak). Giraylardan sonra iktidara gelen Mengli Sülâlesi’nin yönetimi sırasındaki Hanlık, Osmanlı Devleti’ne bağımlı oldu. Bu dönemde hanlar bağımsızlığının bir bölümünü kaybetti, ancak bunun...
10 Şubat 2014 - 0 yorum
Yrd. Doç. Dr. Osman KÖSE Kırım Hanlığı, Altınordu Devleti’nin dağılması sonucu onun parçalarından birisi olarak XV. yüzyıl başlarında Hacı Giray tarafından kurulmuştur. Mengli Giray’ın hanlığı zamanında ve onun müracaatıyla, Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı Devleti’ne metbu bir hanlık haline gelmiştir. Siyasî,...
5 Şubat 2014 - 0 yorum
Dr. Vahdet KELEŞYILMAZ Osmanlı Devleti’nin çöküş süreci sonrasında Türkiye’de kurulacak olan "seküler ulus-devlet”in gerek fikri zemininin oluşturulmasında ve gerekse inşa sürecinde, diğer iç ve dış dinamiklerin yanı sıra, Türk Dünyası aydınlarının da rolü vardır. II. Meşrutiyet Devri’nde Türk Yurdu’nun çıkarılmasından, Atatürk...
27 Ocak 2014 - 0 yorum
Dr. Agnes Nilüfer KEFELİ Giriş Nikolay İvanoviç İl’minskiy (1822-1891) hep tartışmalı bir kişilik oldu ve tartışmalı bir kişilik olarak da kaldı. Bir rahibin oğlu olarak Penza’da doğan ve misyonerlik eğitimi alan İl’minskiy, Kazan İlahiyat Akademisi’nde görev yapan bir Türkolog idi ve ününü...
21 Ocak 2014 - 0 yorum
Dr. Danil D. AZAMATOV Frenburg Müslüman Ruhani Meclisi (1796’dan 1846’ya kadar Ufa Müslüman Meclisi, 1846’dan sonra da Orenburg Müslüman Ruhani Meclisi-OMRM) II. Katerina’nın 22 Eylül 1788 tarihli kararı ile, Müslüman din adamları üzerinde kontrol oluşturmak ve resmi İslami kuruluşları hem Rusya...
15 Ocak 2014 - 0 yorum
Efim A. REZVAN İki büyük kültürün ve iki muhteşem imparatorluğun, Rusların ve Türklerin tarihsel yazgısı, Kur’an tercümeleri, basımları ve el yazmalarının Rusya’daki tarihinden ayrı görülemeyecek şekilde birbirlerine örülmüştür. Rusya’nın Müslüman vatandaşları, öncelikle Tatarlar, yüzyıllarca bu iki kültür arasında arabulucu rolü oynamış,...
7 Ocak 2014 - 0 yorum
Doç. Dr. Yakup DELİÖMEROĞLU Giriş Rusların, Kazan Hanlığı yıkıp doğuya doğru yönelmeleri ile birlikte, bölgede asırlar boyu sürecek büyük bir mücadele de başlamış oldu. Rus hakimiyetinin yerleşmeye başlamasının ardından bölgede Tura, Kalmuk ve Nogay Sultanları, ortaklaşa hareket etmeye başladılar. Tura hanlarından Küçüm Han’ın...
29 Aralık 2013 - 0 yorum
Doç. Dr. Ahmet KANLIDERE Tatar adı, tarihin değişik dönemlerinde değişik anlamlarda kullanılagelmiştir. Avrupa ve Rusya’da Tatar adının yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanılması XIII. yüzyıldaki Moğol istilasından sonra olup, Orta Asya göçebelerini tanımlamak içindi. Ruslar bunu Çarlık Rusyası’nda yaşayan Türk kökenli halkları...
20 Aralık 2013 - 0 yorum
Prof. Dr. İskender GİLYAZOV Tatar başkenti Kazan 2 (15) Ekim 1552 tarihinde Rusya tarafından işgal edildi. Kazan’ın düşüşü, İdil boyundaki başka bir Tatar devleti olan Astrahan Hanlığı’nın tarihi kaderini de belirlemiş oldu: o da 1556 yılında Rus birlikleri tarafından işgal edildi....
15 Aralık 2013 - 0 yorum
Ravil BUKHARAEV 1522’de Rusların eline geçmesiyle Kazan Hanlığı’nın kendine özgü uygarlığının ortadan kalkması Rusya ve Rus Müslümanları arasındaki sınır, birbirinden çok farklı iki uygarlık arasında bir hudud olduğunu düşünen tarihçiler için muamma olabilir. Çağdaş Rus siyasetinin en milliyetçi temsilcileri sanki Müslüman...
8 Aralık 2013 - 0 yorum
Çarlık hükümetlerinin ‘böl ve yönet’ politikaları, etkisini XX. yüzyıl başlarında gösteriyordu. Türkler arasında, Türk birliği anlayışının güçlenmesi için çalışan aydınlar olmakla birlikte, özellikle Tatar ve Başkurt Türkleri arasında etnik olarak "Tatar” ve "Başkurt” kimliğini öne çıkararak, bir üst kimlik olarak...